Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi David RICARDO

David Ricardo’nun bu teorisine göre varsayımları şu şekildedir.

”David Ricardo kimdir?” diye merak ediyorsanız öncelikle buraya bir göz atın, sonra bu teoriyi okumaya devam edin.

David Ricardo, (18 Nisan 1772 – 11 Eylül 1823) İngiliz politik iktisatçı. Klasik iktisatçıların en etkili ve önemli isimlerinden birisidir. Ricardo, Hollanda asıllı Yahudi bir ailenin 17 çocuğundan üçüncüsü olarak 18 Nisan 1772’de Londra’da doğdu. Hollanda’daki kısa bir eğitim döneminden sonra, 14 yaşında, borsa simsarı olan babasından banka ve kambiyo işlerinin inceliklerini öğrenmeye başlamıştır. Ayrıca bir dönem East India Company’de çalışmıştır Fakat hayatına bir borsacı olarak devam etmemiştir, Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” isimli eseriyle tanışması onda iktisata karşı bir ilgi uyandırmış sonunda borsayı bırakıp ekonomi ve siyasetle uğraşmaya başlamıştır. Borsa ile ilgilendiği dönemde iyi bir mal varlığına da sahip olmuştur. 1817 senesinde kendisine ün kazandıran eseri “Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri”ni yayımlamıştır. 1819’da İngiliz parlamentosuna girer. Diğer klasik iktisatçılar gibi Ricardo da hep uluslararası ticarette her türlü müdahaleyi reddetmiştir. Dış ticarette geliştirdiği “Mukayeseli Üstünlükler Teorisi” büyük ilgi uyandırmıştır. Ricardo, James Mill’in yakın arkadaşlarındandı. Jeremy Bentham ve Thomas Malthus da arkadaşlarındandır. 51 yaşında Gatcombe Park’ta ölmüştür.

Ricardo’nun en önemli ve ünlü eseri “Politik İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri”dir. Ricardo, eserine değer kavramını açıklayarak başlar. Ricardo’nun, özel olarak, değerden kastı piyasada alınıp satılan metaların değeridir. Ricardo’ya göre bir malın, birbaşka deyişle metanın, değerini, o metanın üretiminde kullanılan emek miktarı belirler. Ricardo’nun bu teorisi iktisat literatüründe Emek Değer Teorisi olarak adlandırılır ve Karl Marx’ın artı değer kavramının da özünü oluşturur. Ricardo’ya göre temel malların bir fiyatı olduğu gibi emeğin de, bir fiyatı, yani ücreti, vardır ve bu ücreti belirleyen temel faktör, işçinin kendini geçimini sağlayabileceği ve kendi neslini herhangi bir artma ve azalma olmaksızın sürüdürebileceği ücret düzeyidir. Bu anlamda da ücretleri gıdaların ve temel ihtiyaçların fiyatı belirler. Bu kavram Geçimlik Ücret Teorisi (Subsistence Theory of Wages) olarak adlandırılır. Bu kavram, sosyalistler tarafından, toplumu yoksulluğa mahkûm ettiği gerekçesi ile eleştirilmektedir. Ricardo, adı geçen eserinde “Mukayeseli Maliyetler Teorisi”ni (Mukayeseli Üstünlük – Comparative Advantage) de ileri sürmüştür. Ricardo ayrıca paranın miktar kuramı(sağlam para teorisi),emek değer teorisi,ücretlerin tunç kanunu,azalan verimler kanunu ve rant teorisini savunur. Ricardo, nüfus artarken işlenebilir toprak miktarının nüfustan da öte arttırılması gerektiğini söylemiştir. Ama nüfus arttıkça tarımsal gıda talebi artacak, insanlar yeni tarım alanları ekmeye yeltenecek bu da verimsiz toprak işlenmesine yol açacaktı. Böylelikle tahıl üretim maliyeti de artacaktı. Tabi ki bu da tahıl satış fiyatlarını ve rantları da arttıracaktı. Peki bu rant kime gidecekti? Büyük çoğunluğu toprak sahiplerine gidecekti. İşte toprak sahiplerinin elde ettiği bu ranta saldırıda bulunmuştu. Bu bir ‘haksız kazançtır’ demiştir. Soyut matematiksel anlayışı iktisada sokan adamdır. Bu tümdengelimci metottur. Ekonometri denilen iktisat branşının kurucusudur.

Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri  adlı eseri bulunmaktadır.David Ricardo’nun biyografilk bilgileri wikipediden derlenerek hazırlanmıştır.

  •  İki ülkeli ve iki mallı analiz modeli Dünyada yanlız iki ülke ve iki mal vardır.
  •  Uluslararası ticarette para kullanılmaz. Malın malla değişimi şeklinde ticaret yapılır. Malın fiyatı diğer malın cinsinden belirlenir.
  •  Hükümetlere yer verilmez. Gümrük tarifeleri ,kotalar,dış ticaretteki kısıtlamalar yoktur.
  •  Taşıma giderlerinin sıfır olduğu varsayılır. Ekonomi tam çalışma durumundadır.

Ricardo’ya göre uluslararası ticaretin temeli mutlak değil,karşılaştırmalı üstünlük oluşturur.

Eğer ülke bazı malların üretiminde daha verimli ise ,maliyeti daha düşük ise bu mallarda uzmanlaşmalı boşu boşuna kaynaklarını israf
etmemelidir.

Bunun için en iyi politika, karşılaştırmalı olarak en üstün olduğu alanlarda üretim yaparak uzmanlaşmalı ve bu malları ihrac etmeli,pahalıya ürettiği daha cok kaybak kullanarak üretitği diğer malı ithal etmelidir.

Karşılaştırmalı üstünlük teorisine göre karlı dış tişcaret için zorunlu koşul ülkelerdeki yurt içi fiyatlarının farklı olmasıdır.Dış ticaretten tarafların sağlayacağı yararın ölçüsü uluslararası fiyat oranlarıdır.

Karşılaştırmalı üstünlük teorisini daha iyi anlamak için bir  örnek, bir işçi bir günde

 A MALI  B MALI
 Amerika  40 birim  80 birim
 Almanya  20 birim  10 birim

Bu örneği bir önceki yazımızdaki MUTLAK ÜSTÜNLÜK Teorisine göre çözersek dış ticarete

 

 

açıldıklarında Amerika her iki malda da mutlak üstünlük sahibi olacaktır fakat varsayımlara göre 1 ülke 2 malda uzmanlaşamayacaktır bu yüzden mutlak üstünlük teorisi burada işe yaramamaktadır.

Ricardo’nun Teorisine göre önemli olan hangisinin daha fazla mal ürettiği değildir arasındaki orandır.

Yani Amerika A malını Almanya ya göre 2 kat daha fazla üretiyor B malını ise 8 kat daha fazla üretiyor ozaman Amerika B Malında uzmanlaşmaya gidecektir.

Almanya ise A malını Amerika dan 2 Kat az üretiyor,B malını ise 8 kat daha az üretmektedir o zaman Almanyada 8 kat az ürettiği mal yerine 2 kat daha az ürettiği A malında uzmanlaşacaktır.